Depremle bireysel mücadele nasıl olur?

  • Elimizde böyle bir deprem haritası var.
  • Vatandaş olarak yapabileceğimiz şey kırmızı tonlarının yoğun olduğu noktalarda yaşamamaya gayret etmek, vatandaşın bu noktalara rağbet etmemesi gerekiyor. Ama kaç kişi bu haritadan haberdar?
  • Bir şekilde bu kırmızı noktalarda yaşıyorsunuz, ne yapacaksınız?
  • Sağlam binalarda, sağlam zeminli noktalarda yaşamaya çalışmalısınız.
  • Çalıştınız olmadı, ekonomik gücünüz yetmiyor, ne yapacaksınız, bu durumda deprem çantası, çadır vb tedarik etmeniz de zor.
  • Geçmiş zamanın tek katlı gecekonduları daha mı güvenliydi sanki..
  • Daha fazla ileriye gitmeye gerek yok, bireysel olarak yapabileceğiniz çok sınırlı, doğal afetle bireysel mücadelede çok şanslı değilsiniz..
  • Ne yapacaksınız devlete yükleneceksiniz. Ey Devlet o kadar vergi alıyorsun, ey siyasetçiler o kadar vaat veriyorsunuz, doğal afetlerden bizlerin en az etkilenmesi için neler yapıyorsunuz?
  • En basitinden yukarıdaki haritadaki riskli bölgeler ile riski düşük bölgeler arasında nasıl farklı uygulamalarınız var?
  • Koyu kırmızı yerdeki inşaatlar ile sarı yerdeki inşaatların denetim standartları aynı mı? Koyu kırmızı noktaya yapılan bir inşaatın onayı ile sarı renkteki yere yapılmış bir inşaatın sağlaması gereken şeyler aynı mı? Riski yüksek bir yere yapılan inşaatın zeminin sağlam olması şart tutuluyor mu? Malzeme ve işçilik kalitesi ile ilgili gereksinimler daha fazla isteniyor mu?
  • Bu soruları devletimize, hükümetimize sormamız gerekiyor.
  • Bir sefer sormak yetmez, sürekli sormamız gerekiyor.
  • Her sene bir önceki seneye göre ne kadar iyileştik onun hesabını almamız gerekiyor, yok seneden seneye bir iyileşme yoksa, aldıkları vergilerden bu yola harcamaları gerekenleri başka yere harcadıklarını söyledikleri zaman onları görevden almak gerekiyor.
  • İnsanların canını ciddiye almayan devlet yetkilisinin o koltukta daha fazla oturmaya hakkı yok. En azından özür dilemeli, vatandaştan tekrar şans istemeli, kaderini vatandaşın tercihine bırakmalı.

Lafın özü, bireysel olarak istediğiniz kadar mücadele edin, eninde sonunda toplu mücadele edilmesi gerçeği ile karşı karşıya kalıyorsunuz.

Deprem haritası ayrıntısı için: https://deprem.afad.gov.tr/deprem-tehlike-haritasi

İlginç yerlere varan bir Oracle sorun çözüm süreci

  • Oracle Enterprise Manager’da fiziksel yedeğe logların gitmediğine dair bir uyarı gördüm. Availability kategorisinde bas bağıran bir uyarı vardı. Hatalar arasında neler vardı neler?
    – ORA-16055: FAL request rejected
    – ORA-16191: Primary log shipping client not logged on standby
  • Ne olmuştu da yolunda giden log shipping işinde bu sorun çıkmaya başlamıştı?
    – eşitlenen taraflardan birinde etkileyen hesaplarda parola değişikliği olmuş ise, ondan kaynaklı olabilir yazıyordu
    – log lokasyonlarında alan kalmamış olabilir yazıyordu
  • Bendeki durumda değiştirilen bir hesap şifresi yoktu. Birincil sistemden ikincil sisteme taşıma yapan sürecin karşılaştığı hata ile ilgili trace dosyasına bakmak gerekiyordu. Bu trace dosyasına bakmak o kadar kolay değil, o kısım için diag açılıp, trace dosyası incelendiğinde, eşitlemeyi yapan kısmın karşıya oradaki bir trigger yüzünden oturum açamadığı görüldü
  • Bir şekilde birincil sistemde oturum açılmasını engelleyen bir tetikleyici oluşturulmuştu ve bu tetikleyici fiziksel yedeğe taşınmıştı
  • Fiziksel yedeğe bu hain tetikleyici gönderildikten sonra birincil sistemin ikincil sisteme log taşımasını sağlayan mekanizma logon hataları vermeye başladı.
  • Yapılan yüzeysel ilk kontrolde en başta yazdığım hatalar göründü, ve o hataların en yaygın olduğu düşünülen çözüm adımları.
  • Şöyle dikkatli bir şekilde düşününce Oracle tarafından önerilen çözüm adımlarının yaşanan durumu yansıtmadığı görüldü. O yüzden o adımları uygulayıp, onların oluşturacağı riskler hiç göz önüne alınmadı.
  • alert.log dosyasına konuyla ilgili daha detaylı açıklama düşmesi için trace açıldı, arkasından düşen hata fiziksel yedekte bir trigger tarafından logon işleminin engellenmiş olduğunu bariz gösteriyordu.
  • Log taşınmasının devam etmesi için logon olması gerekiyordu, trigger öyle bir trigger idi ki sys kullanıcısının bile bağlantısını engelleyebiliyordu. Yazmak istesen yazamazsın.
  • Sorunla uğraşırken birincil sistemde bu trigger duruyor mu diye kontrol edildi, ne görüldü bilin bakalım: trigger yoktu, silinmişti, ama fiziksel yedekte duruyordu ve data guard mekanizmasının işleyişini engelliyordu.
  • Bir şekilde fiziksel yedekte bu trigger kapatılmalıydı, fiziksel yedek read only olduğu için doğrudan o kapatılamıyordu
  • Tek yapılabilecek tüm sistem tetikleyicilerinin kapatılmasıydı, fiziksel yedekte sistem tetikleyicilerini kapattık
  • fiziksel yedeği yeniden başlattık. bir süre sonra logon gerçekleşti ve loglar birincil sistemden fiziksel yedeğe geçmeye başladılar.
  • fiziksel yedeğe log taşındığının görülmesinden sonra halen o tetikleyicinin durup durmadığını kontrol ettik
  • fiziksel yedekten o zararlı tetikleyicinin silindiğini gördükten sonra sistem tetikleyicilerini etkinleştirdik.

Lafın özü, başka yolla çözülebilir miydi, belki çözülebilirdi, birincil sistemden ikincil sisteme gitmesi gereken loglar scp gibi bir komutla fiziksel yedeğe taşınıp o loglar ile fiziksel yedeğin başlaması sağlanabilir, tetikleyicinin olmadığı görülünce normal işleyişe döndürülebilirdi.

  1. http://manishnashikkar.blogspot.com/2014/08/removing-fatal-ni-connect-error-12170.html
  2. http://martinmeyer.blogspot.com/
  3. https://oraganism.wordpress.com/tag/_system_trig_enabled/
  4. https://oraganism.wordpress.com/2015/08/26/non-working-logon-trigger-on-data-guard-standby-database/
  5. https://www.linkedin.com/pulse/how-recover-archive-gaps-standby-database-using-2-methods-kumar
  6. https://oracle-base.com/articles/11g/data-guard-setup-11gr2
  7. http://www.nazmulhuda.info/shutdown-standby-database-for-maintenance-work
  8. http://quickdbasupport.com/most_used_dataguard.php
  9. http://webcache.googleusercontent.com/search?q=cache:da-nbzblJo8J:www.oracledistilled.com/oracle-database/troubleshooting/data-guard-standby-archive-destination-full/+&cd=11&hl=tr&ct=clnk&gl=tr
  10. http://logic.edchen.org/how-to-resolve-ora-16055-fal-request-rejected/

Mesai dışındaki saatlere verilen sağlık randevuları

Mr, ultrason, film, röntgen gibi tıbbi tetkikler için geç saatlere randevular verilebildiğini biliyorsunuzdur. Kısıtlı kaynakların verimli kullanımı için uygun bir uygulama olduğunu kabul edebiliriz. Ancak bu uygulamanın çalışmasını ayarlarken yaşı daha büyük hastaların randevularının daha erken saate hedeflenmesi daha makbul olacağını düşünüyorum.

Yaşı küçük hastanın geç saatlere kadar hastaneye ulaşımı, yaşlı hastanın ulaşımına kıyaslanarak daha kolaydır.

Sistem belki de bu prensibe göre çalışıyordur ama geç saatte tıbbi tetkik için hastanede gördüğüm yaşlılar yüzünden böyle çalışmıyor olabileceğini, hedeflenen duruma henüz ulaşılmamış olduğunu düşünerek önerimi tekrarlıyorum:

  • kaynak yetersizliği dolayısıyla mesai dışı saatlere verilen tıbbi tetkik randevularında erken saatler daha yaşlılar için, geç saatler de yaşı daha gençler için ayrılsın. Hastalığın öncelik seviyesi hangisindeyse o daha öne alınsın.

Yaşamak güzel şey

“Yaşamak güzel şey” isimli sinema filmi dinlenmiş bir kafayla seyredildiğinde çok iyi geliyor. Mandıra Filozofu’ndan sonra başarılı bir yapım daha.

Kısa süre sonra öleceğinizi öğrenseydiniz ne yapardınız? Soru zor, zamane nesli olarak soruyu beğeniyor ve hayata kaldığımız yerden devam ediyoruz. Sorunun üstünde düşünmek için beş dakika bile zaman ayırmıyoruz. Ayıramıyoruz demiyorum, ayırmıyoruz. Saçma sapan bin türlü şeye zaman ayırıyoruz, bu soru üstünde 10 dakika bile kafa patlatmıyoruz. Genel hatları ile yaklaşırsak, önem sıralaması olmaksızın, neler yazabiliriz listeye:

  • Helalleşmek
  • Önceki başlıkta incelenebilir ama ayrıca yazıyorum: borçları ödemek
  • Kendimize daha çok zaman ayırmak
  • Ailemize daha çok zaman ayırmak
  • İçimizde kalmasını istemediğimiz, yapmak isteyipte yapamadığımız şeyleri yapmak.
  • Vasiyet 🙁
  • Bizden sonra güvende olmasını istediklerimizin güvende olmasına yönelik hamleler.
  • Gözlerimizin açık gitmemesi yapabileceklerimiz..
  • Buraya kendi yapmak istediklerimi yazmak isterdim ama bana kalmasını tercih ediyorum, gizem de güzel şeydir.

İş hayatında hangi dili kullanıyoruz?

Aşağıdaki yazıyı Linkedin üzerinden paylaştım. Burada neden olmasın? Burada da olsun.

Linkedin üzerinde görüntülemek için burayı tıklayınız.

LinkedIn iş dünyası tarafından kullanılan bir sosyal ağ aracı. Genellikle meslektaşlarımızın paylaşımları ile karşılaşıyoruz. Aynı meslek kolunda faaliyet gösterdiğimiz için “tarzanca” olarak paylaşılmış olsa da paylaşımın manasını anlayabiliyoruz ama anadilde iletişim kurmuş olmuyoruz. Hangi dil olduğunu bilmediğimiz bir dil ile anlatmaya çalışıyoruz meramımızı. Karşıdaki bu dile ne kadar hakim, ne kadar değil bilmiyoruz. Muhatabımız alaylı mı, okullu mu değerlendirmesini yapmak, ona göre kelimeleri seçmek gerekebiliyor. Zira iletişim caka basmak, hava atmak, konuya vakıfmış gibi görünmek için gerçekleştirilen bir eylem değil, iletişimde esas olan anlaşmak, anlatmak istediğinizin ne kadarı muhatap tarafında anlaşılabiliyor?

Ölçme değerlendirmenin esas olduğu, işleri bilgisayar diline aktarmakla ve aktarılan programları yönetmekle yükümlü bt bölümünün dil kullanırken kurallara daha fazla bağlı kalması taraftarıyım. Hangi dil olduğunu bilmediğimiz bir dil ile istediğimiz iletişimi kuramayız.

Derken, Linkedin akışında “Yeni IT Monitoring Projesi” ifadesini içeren bir paylaşımla karşılaştım. Paylaşım ile ilgili olarak hissettiklerimi paylaşmak istedim.

“Yeni IT Monitoring Projesi”, çeviri programına girdi olarak verilse ve başka bir dile tercümesi istense, yapay zeka girdinin hangi dilde olduğunu anlamakta çok zorlanır, yapay zekaya henüz insana özgü sezgi tam olarak eklenebilmiş değil. Bu ifade, Türkçe değil, İngilizce değil, hangi dil peki? Bilgi teknolojileri sektörü çalışanlarına soruyorum: biz hangi dili konuşuyor ve hangi dilde yazışıyoruz?

Ana dilimize, resmi dilimize biraz saygımız olsun. Yerli ve milli olmayı her alana yayalım. Dilimizin yozlaşmaması için çaba sarf edelim. Kimse üstüne alınmasın, bu eleştiri aynı zamanda kendime.

Tüm BT çalışanlarına saygıyla duyurulur.

Not: Profilim (profil kelimesinin Türkçesi) ve bu yazıdaki imla hatası tespit düzeltmelerine şimdiden teşekkürlerimi sunarım.

Nasıl okumalısınız?

Aşağıdaki söz her ortamda geçerli değil tabii ki, ama işinize yarayacağı yerler yok değil.

“Yalanlamak ve reddetmek için okuma!
İnanmak ve her şeyi kabullenmek için de okuma!
Konuşmak ve nutuk çekmek için de okuma!
*Tartmak, kıyaslamak ve düşünmek için oku! *
Francis Bacon”

Bu söz tabii ki de şak diye karşıma çıkmadı. Vesile olan arkadaşım İzzet Selçuk Şağban‘a teşekkür ederim.

Tek komutla yüklü Windows güncellemelerini listeleyin

Program ekle/kaldır penceresinden yüklü güncellemeleri listelemek ve dosyaya çıkmak kolay sayılmaz. Yüklü güncellemeleri sunucu sunucu ayrı metin dosyalarına yazdırmak istiyorsanız pencerelerde boğulmanıza gerek yok. Aşağıdaki komutu bir deneyin:

wmic qfe list

Sihirli komutu deneyin, ona bir şans verin.